İnovasyon
·

Haziran

2013

·

www.siemens.com.tr/inovasyon

25
Doç.
Dr.

İbrahim

Adaletli:

Fiziksel

koşullar
açısından
bakarsak,

çok

güzel

bir

sonografi
odamız
var.

Ortadan

bir

perdeyle

ayırdık,
içini
oyuncaklarla

süsledik.

İlgilerini

çekiyor,
kooperasyonda
bize

çok

rahatlık

sağlıyor.
Siemens
marka

dijital

floroskopi

cihazımızı
da
günde

8-10

hastada

kullanıyoruz.

Bu
konuda
İstanbul’da

yükü

kaldıran

merkez
olduğumuzu
söyleyebiliriz.

BT

ve

MR’ı
yetişkinlerle
ortaklaşa

kullanıyoruz.

Zaten
Türkiye
şartlarında

çocuk

radyolojisine

ayrı
cihazlar
tahsis

etmek

mantıklı

görünmüyor.
Radyoloji
kliniğiniz

hem

eğitim,
hem
araştırma

hem

de

sağlık
hizmeti
üreten

bir

klinik.

Bu
bileşenlerin
nasıl

dengelenmesi
gerektiğini
düşünüyorsunuz?
Diğer
alanlarda

olduğu

gibi,

radyolojide
de
eğitim,

araştırma

ve

sağlık

hizmeti
birbirinden
ayrılamaz

bir

sacayağı
oluşturuyor.
Örneğin

günümüz
koşullarında,
sağlık

hizmeti

vermeden
araştırma
yapamazsınız

çünkü

araştırmaya
maddi
kaynak

sağlamak

için

hizmetten
gelen
paraya

ihtiyacınız

vardır.

Belki
günün
birinde

araştırma

bütçelerimiz
ayrı
olacak

ama

henüz

böyle

bir

durum
yok.
Örneğin

bir

cihazımızı

sadece
araştırmaya
ayıramıyoruz.

Üniversitelere
ayrıca
“araştırma”

adı

altında

bir

ödenek
sağlanmıyor.
Sağlık

hizmetinin

belli

bir
kısmı
araştırma

fonuna

aktarılmak

zorunda.
Bu
fondaki

parayı

kullanmazsanız

da
bu
para

Hazine’ye

kalıyor.

Bu

üçlünün
dengesini
iyi

kurmak

gerekiyor.

Sadece
sağlık
hizmeti

verirseniz

de

eğitim

ve
araştırma
hastanesi

olmaktan

çıkarsınız.
Burada
sürekli

bir

eğitim

söz

konusu.
Sağlık
hizmeti

verirken

karşımıza

çıkan
vakalarla
hepimiz

yeni

şeyler

öğreniyoruz.
Ama
mevcut

durumda

üniversiteler
sağlık
hizmeti

için

rekabet

etmek

zorunda
kalabiliyor,
o

zaman

eğitim

ve

araştırma
kısmı
geri

plana

düşebiliyor.

Oysa

star
hekimlerin
yetişmesi

gerekiyor.
Bundan
20

yıl

sonranın

star
hekimleri
kimler

olacak,

bu
hekimler
nasıl

yetişecek,

insanlar
kendilerini
kime

teslim

edecek?
Sağlık
hizmetlerinde

kalite
konusu
yeni

yeni

mercek

altına
alınıyor.
Sağlık

Bakanlığı

artık
bizi
hakem

tayin

ediyor.

Türk
Radyoloji
Derneği

aracılığıyla
bizlerle
temasa

geçerek,

özellikle
de
hizmet

alımı

yapılan

çeşitli
özel
görüntüleme

merkezlerinin
tetkiklerinin
kalitesini

bize

kontrol
ettiriyor.
Çünkü

önemli

olan

tek
şey
görüntüyü

çekmek

değil.
Yorumlamak
da

çok

önemli.
Bu
yorum

becerisi

de

eğitim,
araştırma
ve

vaka

görmekle

oluyor.
Radyoloji
açısından
teknolojiden
en

büyük
beklentiniz
nedir?
İnsana
hizmet

ettiği

sürece
teknolojinin
anlamı

var.

Bilime
hizmet
ettiği

sürece

teknolojinin
anlamı
var.

Bir

üretici

firma,

teknolojisini
eğitim
hastanelerine

getirdiği

zaman,

bilim
insanlarıyla
temasında

samimi

olmalı.
Teknolojinin
handikaplarını

da

söylemeli.
Cihazlar
öncelikle

zarar

vermeyecek
şekilde
tasarlanmalı.

Özellikle

çocuk
hastalarda
bu

daha

da

önem

kazanıyor.
Daha
az

dozla

daha

iyi

sonuç

almanın
yolları
aranmalı.

Türkiye

Avrupa

ülkeleri
kadar
zengin

olmadığı

için

Ar-Ge

paraları
bizden
çıkmamalı.

Cihazları

yeniyken,
pahalıyken
alan

biz

olmamalıyız.

Ama

yeni
cihazların
kullanımı

için

araştırma

ortaklığı
yapabiliriz.
Yani

firmalar

cihazlarını
çeşitli
vakalarda

kullanılmak

üzere

bize
getirebilirler.
Hastanenizde
kullandığınız
Siemens
ürün

ve

çözümleri

size
ne
tür

faydalar

sağlıyor?
Alet
parkurumuzun

önemli

bir

kısmı
Siemens
ürünlerinden

oluşuyor.

Bence
en
önemli

konu

diyalog

ve

servis.
Telefonu
açtığınızda,

ilgili

kişiyi

karşınızda
bulabilmelisiniz.
Bu

anlamda

Siemens
servisinden
memnunuz.

Kliniğimizde
Siemens’in
hemen

hemen

tüm

ürünleri

var:
tomografi,
MR,

ultrasonografi,

floroskopi.
Hepsini
de

verimli

bir

şekilde

kullanıyoruz.
Prof.
Dr.

İsmail

Mihmanlı
kimdir?
1969
yılında

Gaziantep’te

doğdu.
1992’de
İstanbul

Üniversitesi
Cerrahpaşa
Tıp

Fakültesi’nden
mezun
oldu

ve

aynı

yıl

Radyoloji

Ana
Bilim
Dalı’nda

asistanlığına

başladı.
Çeşitli
eğitimler

için

gittiği

ABD

ve
askerlik
süresi

dışında

Cerrahpaşa

Tıp
Fakültesi’nden
hiç

ayrılmadı.

2005-
2012
arasında

İ.Ü.

SHMYO

Radyoloji
Programı
Başkanlığı

yaptı.

Ama

asıl

işi
Radyoloji
Kliniği’nde

Ultrasonografi
ve
Doppler

Direktörlüğü’ydü.

Ocak
2013’te
Cerrahpaşa

Tıp

Fakültesi
Radyoloji
Ana

Bilim

Dalı

Başkanı

oldu.
Ultrason
ve

Doppler

alanında

pek

çok
yayına
imza

attı.

Siemens

tarafından
belli
bir

zaman

aralığı

için

yapılan
bir
araştırmaya

göre,

Türkiye’deki
ultrasonografi
yayınlarının

%50’ye
yakınında
imzası

bulunuyor.

Prof.
Dr.
İsmail

Mihmanlı

aynı

zamanda
Tıbbi
Ultrasonografi

Derneği

Yönetim
Kurulu
Üyesi

ve

Derneğin

Avrupa
Ultrasonografi
Federasyonu

temsilcisi
olarak
görev

yapıyor.
“Ülkemizde
radyolojide
başarılı
olanlar

iyi

bir
ekip
oluşturabilenlerdir.
Yani
klinisyen

ile
radyolog
takım
çalışmasına
girecek.”